ENDÜSTRİYEL TALEBİN ÖZELLİKLERİ

Üdy Belgesi Eğitimi

Endüstriyel Talebin Özellikleri Nedir? 

Dış Ticarette Endüstriyel talebin özellikleri, tamamen son tüketicinin talebinde oluşan dalgalanmalara bağlıdır. Bu pazarlar fiyata inelastiktir. Bunun anlamı, fiyat değişikliklerine az duyarlı olmasıdır. Sebebi ise genelde bu piyasada üretilen ürünlerin diğer piyasalara girdi maddesi olarak kullanılması ve ham maddenin bu girdiler içinde çok küçük bir paya sahip olmasıdır.Piyasada talep fazla dalgalanır. Dalgalanmalar çeşitli akımların sonucu oluşur. Mesela yazın başında oluşan elektrik kesilmeleri sonucunda jeneratör piyasası aniden canlanmış ve jeneratör satan çok sayıda bayi açılmıştır. Bunu tüketici olarak bizler de gözleyebiliriz. Bunun sebebi, jeneratör üreticilerinin artması beklenen kesintiler sonucu hazırlıksız yakalanmamak istekleri olmuştur.

Bu pazarlarda ürün bilgi düzeyleri tüketici piyasalarına göre yüksektir. Bu pazarlarda tamamen profesyoneller alım yapar. Birçok şirkette alımlardan sorumlu bir satın alma departmanı kurulmuştur. Reklamlardan çok kişisel satış teknikleri avantajlıdır. Satış masrafları daha azdır, satın alma işlemi uzun bir süreçtir. Alıcılar bu pazarlarda alımlarını yaparken çeşitli alım metotları kullanır.

  1. Muayene yaparak satın almalar (Standart olmayan mallara uygulanır.)
  2. Örnek üzerine satın almalar (Standart olan mallarda uygulanır.)
  3. Tarif üzerine satın almalar (çok belirli spesifikasyonlara sahip ürünlerde)
  4. Pazarlık yoluyla satın almalar (teklifler alınarak pazarlık yoluna gidildiği durum)

Endüstriyel alımlarda satın alma kararlarını, üretim bölümlerinin verdiği kararlar vespesifikasyonlara uygun olarak satın alma departmanı görevlileri verir. Endüstriyel satın alma kararlarını çevresel faktörler adı altında yasa tüzük ve yönetmelikler, ekonomik şartlar, rekabet ve teknolojik değişmeler; örgütsel faktörler adı altında amaçlar, satın alma politikası, kaynaklar ve alım departmanı yapısı; kişiler arası faktörler adı altında iş birliği, anlaşmazlık, güç ve çıkar ilişkileri; bireysel faktörler adı altında ise yaş, eğitim düzeyi, mesleki pozisyon, kişilik, gelir gibi unsurlar etkiler. Endüstriyel satın alma sürecinin aşamaları, tüketiciler pazarından bazı farklılıklara sahiptir.

  1. İhtiyacın ortaya çıkıp fark edilmesi
  2. Mamul spesifikasyonunun belirlenmesi, geliştirilmesi
  3. Mal ve satıcının bulunması
  4. Malların spesifikasyonlarının değerlendirilmesi
  5. İşletme için en uygun olan mamul siparişinin verilmesi
  6. Performansın değerlendirilmesi

Marka Ambalaj Kalite

Günümüzde kullandığımız marka kavramına çok fazla yakın olmasa da “Ordu’nun fındığı, Aydın’ın zeytini, Afyon’un sucuğu…” gibi ürünleri şehir pazarlarında görür ve bu özelliklerine göre ( ürünün tanınmışlığı, ünü vb.) seçmemiz, bu yöresel ürünlerin de bir anlamda markalandığının bir kanıtıdır. Marka ürünün diğer ürünlerden ayırt edilmesini sağlar. Markalamak kelimesi İngilizce “branding”, (markalamak) kelimesinden gelir. Bronding kelimesinin İngiltere’de kırsal kesimlerdeki köylülerin sığırları birbirlerinden ayırmak için damgalanmasından geldiğini düşünürsek, markalamanın temel amacını daha iyi kavrayabiliriz. Çağdaş anlamda markalaşmaya sanayi devrimi ile rastlanmaktadır. Bu dönemde reklamcılık ve pazarlama tekniklerinin gelişmesi sonucunda, ürünlerin iyi bir marka adı ile piyasaya sürülmesi büyük önem taşımaya başlamıştır.

Markalaşma

Üreticilerin ticaret ve tüketiciler üzerinde bir denetim ve etkinlik sağlamak istemesi nedeniyle marka gereksinimi ortaya çıkmıştır. Sanayi devrimi öncesi üreticilerin markasız mallarını toptancılara ucuz satmak zorunda kalmışlardır. Bunun nedeni üretici ile tüketici arasında çok az iletişim sürecinin olmasıdır.Üreticilerin kendilerini ön plana çıkarmalarını kolaylaştıran en büyük gelişme, gelişen teknoloji ve talebin artması olarak değerlendirilebilir. Bu etkenlerle güçlenen üreticiler yatırım ve reklam ile toptancıların gücünü kırma fırsatını elde etmeye başladılar. Talebi sürekli kılma ve pazar dinamiklerini toptancıların elinden alma yolunda reklamın çok önemli bir görevi yerine getirdiği söylenebilir. Bu süreç içinde üreticiler, toptancılara ürünlerinin dağıtımı için en iyi olanakları sunmaya uğraşmışlar, ama bu da karda bir sıkışmaya neden olmuştur. Bu durumu aşmak için ürünlerini farklılaştıran üreticiler, ürünlerine adlar vererek,koruma için patentler alarak, ürünleriyle tüketiciler arasında toptancılar ve perakendeciler üstünde bir ilişki kurmaya başlamışlardır.Markanın günümüzde kazandığı önemin asıl sebebi değişen rekabet ve tüketici yapısında yatmaktadır.

Bunları maddeleştiricek olursak ;

  •  Ürünler arasındaki rekabet, fiziksel işlev/yarar bağlamından uzaklaşmıştır.
  •  Pazar yapılarında belli bir durgunluğun, uzmanlığın ortaya çıkması ile birlikte şirketler, pazar bölümleme ve pazar arayışlarına yönelmişlerdir.
  •  Tüketicilerin kitlesel özellikleri çoğunlukla ortadan kalkmış, tüketicilerin farklı kültürel yapılara ve yaşam biçimlerine yönelmesi, tüketim kalıplarında önemli değişimlere yol açmıştır.
  •  Medya seçeneklerinin artması, tüketicilerin medya kullanımındaki farklılaşma ve çeşitliliği tüketicilerle iletişimde güçlüklere neden olmaya başlamıştır. Marka, bu gelişim sürecinden sonra ürünü niteleyen, tanımlayan, diğerlerinden ayırt edici bir karakter olarak tanımlanabilir. Pazarların üretici pazar olduğu, tüketimin üretimde yönlendirildiği zamanlarda üreticiler, mallarını sadece fiziksel şeyler olarak algılamışlardır. Bu bağlamda mal ile marka arasındaki farklılık ilkel pazarlar ile günümüzdeki pazarlar arasındaki farklılık ile de açıklanabilir. İlkel pazar döneminde bir şişe süt, sadece fiziksel ve işlevsel özelliği ile değerlendirilmekteydi. Daha sonraları pazarın gelişmesi ile birlikte üreticiler de güçlenmiş, ürünleri markalama süreci başlayarak marka adı ve logolarla ürünlerin farklılaştırılması temel bir araç haline gelmiştir. Bu gelişmelerle birlikte ürünlerin korunması adına hukuksal düzenlemeler getirilmiş böylece “marka”, üreticiler açısından yasal bir araç haline gelmiştir. Böylece markanın taklitlerine karşı korunması da sağlanmıştır. Markanın günümüzde kazandığı önemin asıl sebebi değişen rekabet ve tüketici yapısında yatmaktadır.

Bunları maddeleştiricek olursak ;

  • Ürünler arasındaki rekabet, fiziksel işlev/yarar bağlamından uzaklaşmıştır.
  • Pazar yapılarında belli bir durgunluğun, uzmanlığın ortaya çıkması ile birlikte şirketler, pazar bölümleme ve pazar arayışlarına yönelmişlerdir.
  • Tüketicilerin kitlesel özellikleri çoğunlukla ortadan kalkmış, tüketicilerin farklı kültürel yapılara ve yaşam biçimlerine yönelmesi, tüketim kalıplarında önemli değişimlere yol açmıştır.
  • Medya seçeneklerinin artması, tüketicilerin medya kullanımındaki farklılaşma ve çeşitliliği tüketicilerle iletişimde güçlüklere neden olmaya başlamıştır.

Dış ticaret kursu bilgileri eğitim almak için yazımızı okuyabilirsiniz